Sanatçının Sergileri
Gülnaz İmren, 1996 yılında Kayseri’de doğdu. Sanata ve özellikle resme olan ilgisi çocukluk yıllarında başladı. Lisans eğitimini Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü’nde tamamladı. Mezuniyetinin ardından sanatsal üretimini resim alanında yoğunlaştırarak sürdürdü. Çizgi film karakterleri ve popüler sanata duyduğu ilgi, çalışmalarında sıkça yer bulan figüratif anlatımların temelini oluşturmaktadır. Sanata bakış açısı izleyici ve eser arasında pozitif duygular, haz ve keyif odaklı bir bağ oluşturmaktır. Sanatçı, bugüne kadar birçok fuar ve sergiye katılım sağlamış, üretimlerini atölyesinde sürdürmekte ve sanatı yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak ele almaktadır.
MANİFESTO
Sanat benim için hazdır.
İzleyici ile eser arasında haz, pozitiflik ve keyif üreten; bu duyguları görsel bir şölene dönüştüren bir alan. İzleyici benim için yalnızca bakan değil, eserden enerji alan bir varlıktır.
Yaratıcılığın sadece duyguda kalmaması, aynı zamanda zihinle de beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden tuval benim için bir oyun alanıdır. Çizgi film karakterlerini ve popüler markaları bir araya getirerek, duvarların pozitif bir enerji kaynağına dönüşmesini amaçlıyorum.
Tanıdık karakterler, tanıdık markalar ve parlak yüzeyler izleyiciyi güvenli bir nostaljiye davet eder. Popüler kültürün ortak hafızaya yerleşmiş imgelerini kullanmayı seviyorum. Pop art estetiğini bir stil olarak değil, bir anlatım aracı olarak ele alıyorum.
Bu eserler; günümüz görsel dünyasında kimliğin, arzunun ve keyfin nasıl şekillendiğine dair kişisel bir gözlemdir.
MANİFESTO
Sanat benim için hazdır.
İzleyici ile eser arasında haz, pozitiflik ve keyif üreten; bu duyguları görsel bir şölene dönüştüren bir alan. İzleyici benim için yalnızca bakan değil, eserden enerji alan bir varlıktır.
Yaratıcılığın sadece duyguda kalmaması, aynı zamanda zihinle de beslenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden tuval benim için bir oyun alanıdır. Çizgi film karakterlerini ve popüler markaları bir araya getirerek, duvarların pozitif bir enerji kaynağına dönüşmesini amaçlıyorum.
Tanıdık karakterler, tanıdık markalar ve parlak yüzeyler izleyiciyi güvenli bir nostaljiye davet eder. Popüler kültürün ortak hafızaya yerleşmiş imgelerini kullanmayı seviyorum. Pop art estetiğini bir stil olarak değil, bir anlatım aracı olarak ele alıyorum.
Bu eserler; günümüz görsel dünyasında kimliğin, arzunun ve keyfin nasıl şekillendiğine dair kişisel bir gözlemdir.