YASEMİN CEVER

Renkli, modern ve sıra dışı tüm görsellere  karşı duyduğum heyecanım, benim sanata olan  ilgimi daima tetikledi.
 

80'lerde yazılımla  basladigim ilk iş hayatımda, çalıştığım şirkete ait Edpa Sanat  Galerisi,    günün en ünlü sanatçılarıyla tanışmama olanak sağladı .  Gürdal Duyar, Burhan Uygur, Selim Turan, Necdet Kalay, Sabri Berkel'lerle  sohbet etme fırsatım oldu. Bulunduğum ortam, bendeki sanata olan  ilgimi kamciladi.  Ve kısa bir süre sonra kendimi  bir koleksiyoner olarak buldum. Galeri ortamı en azından bir alıcı olarak sanata ulasabilirligimi  sağladı. Artık tüm maaşım eserleri toplamak için  bir kaynakti benim için. Elbette genç bir koleksiyoner olarak ünlü  ressamların  eserlerlerini kovalamak gözümü ve zevkimi de geliştirip olgunlaştırdi.
 

Ancak sanata olan bu ilgim kendi şirketimi kurma arzusuyla birleşerek, dünyanın moda devlerinden biri olan ünlü İtalyan La Perla Fashion markasının Türkiye temsilciligiyle yol almama sebep oldu. Birçok Avm, cadde ve şehirlerde butikler, defileler... Yine bir görsel şölenin içindeydim. Ancak  sanatı tuvallerde değil podyumlarda takipteydim. Üstelik İtalyanların rafine sanat birikimiyle.
 

Yaklaşık 30 yıl süren moda serüvenimi zamanında noktalayarak içimde fokurdayan sanat tutkusuyla Mimar Sinan Üniversitesi Sem eğitimine başladım. Çok değerli hocam Ferda Yüksel'in coşku ve yönlendirmesiyle esas yörüngeme girdim. Ünlü ressam Mustafa Albayrak'tan aldığım eleştiri  ve sergi açma baskısıyla günümüze kadar geldim.
 

Eserlerimde, resmettigim konuları göstermek değil izleyiciye hissettirmek istiyorum. Bunu da sanıyorum ki, tutkuyla okuduğum  değerli yazarların kaleminden   çıkan karakterlerin iç dünyasının okuyucuya aktarımı, benim de boya ve fırça ile karakterlerin iç dünyasını resmetme çabamda karşılık buldu.  Dışa vurumculugumu, expresif yaratım tarafımi öne çıkardı.
 

Resimlerimdeki  teknik ve üslubum ise , ışık kirilmalarinin bir objektif gibi yüzeyde dolaşarak, izleyiciye vermek istediğim o duyguya yönlendirmesinden doğdu.   Çok renkli çalışmam ise daima  umut dolu olmamdan. Aykırı renkleri kullanmamsa sıra dışı  olmanın getirdigi özgürlük.
 

Müthiş bir açlıkla üretiyorum. Resim yaparken adeta kendimin sıfır noktasına ulaşarak trans halinde çalışıyorum. Yılların birikimini boyalarla ifade ediyorum.  Ben resimlerimi yapmak için konu seçmiyorum. Onlar beni seçiyor.  Onlarla bir diyalog içine giriyor, renkler ve fırça kanalıyla bu diyaloğu yüzeye aktarmaya çalışıyorum.