Sanatçı, "Kendi Ormanında" isimli solo sergi projesi kapsamında üretimde bulunduğu çalışmalarının çıkış noktasını ormanlarda geçen çocukluk üzerine kurguluyor. Doğanın rehber olduğu bir keşif yolculuğu aslında bu. Ormanlarda geçen bir çocukluk, doğanın kucağından sıyrılıp şehirle büyüyen bir gençlik hikâyesi. Sanatçı, makineleşen insanoğlu dünyasından ve zorunlu koparıldığımız doğadan “insanoğlu ve doğa” birlikteliğini resimlerine yansıtıyor. Bursa doğumlu mixmedia sanatçısı Hüseyin Rüstemoğlu çalışmalarının ve doğaya yaptığı keşiflerin sonucunda böyle bir projeye hayat vermek istemiş.
Rüstemoğlu, ilham kaynağı olarak ise çocukluğunda iç içe büyüdüğü aile evlerinde yetiştirilen bitkilere, özellikle devetabanına ve Bursa ormanlarına odaklanıyor. "Kendi Ormanında" projesiyle insan bedeni ve çıplaklığını doğayla buluşturan sanatçı; hem doğayı hem de insanoğlunun doğa üzerindeki yerini/rolünü sorguluyor. Sanatçı, bedenlerin özünde doğayı da yeniden keşfe çıkıyor.
“Belki çocukluğumla olan bağlantıdandır, yaptığım bu iş içimdeki macera aşkını büyük bir hazla tetikledi” diyor Rüstemoğlu. Aslında doğaya yeniden dönüşümüzü, doğanın insan bedeni içindeki serüvenini bizlere sunuyor. Yarattığı kompozisyonlarla doğal hayatı insan formuna karşı, insan bedenini de doğa yaşamına bir kontrast olarak kullanmış. Doğanın kucağında bir keşif yolculuğu bu, doğayı özleyen ve onla birlikte yeniden yeşereceğe inananların hikâyesi.
Doğal haliyle ele alınan insan bedenleriyle yalnızlığı ve sosyal aidiyetsizliği anlatan Hüseyin Rüstemoğlu, deseni ve fotoğrafı temel alarak inşa ettiği çalışmalarında, kâğıt, boya ve dijital baskı gibi malzemelerden yararlanıyor. Çok disiplinli yaklaşımıyla desenin ve fotoğrafın köklerine derinden bağlı yeni bir estetik meydana getiriyor. Sanatçı, sosyal değişimlerin hızla yaşandığı günümüzde, ötekileştirilen hayatlara tanıklık etmeye ve bunları ifşa etmeye odaklanıyor. Kompozisyonlarındaki figürler, etraflarındaki dünyaya ne herhangi bir güç uygulayabiliyor ne de ondan kaçabiliyorlar. Biçimsel anlamda, mesafeli görünseler de seçilen figürlerdeki özne ve nesneler, psikolojik bir yoğunluk taşıyor. Sanatçı, figürleri saran alanlarla da izleyiciyi umudu sorgulamaya çağırıyor.